
AB Komisyonu Başkanı Jose- Manuel Barroso, milletvekillerine laiklikten Kıbrısa kadar birçok konuda mesaj verirken AK Parti kapatma davasına değinmedi. Barrosonun verdiği mesajları arasında "Laiklikte taraf olmamızı beklemeyin. Türban her kadının kendi inancına göre alması gereken karardır. Sivil-asker ilişkilerinde demokrasi daha etkili olmalı" sözleri dikkat çekti. Barroso, Meclis Genel Kurulundaki konuşmasına Atatürke atıfta bulunarak başladı ve Türkçe "teşekkür ederim" diye bitirdi. 301. madde ile ilgili adım atılmasından duyduğu memnunluğu dile getiren Barroso özetle şunları söyledi:
* KAPININ MUHAFIZI: Fransa Devlet Başkanı De Gaulle 40 yıl önce Türkiyeye geldiğinde İşte burası Türkiye Boğazların hâkimi ve pek çok kapının muhafızı. Bu kapılardan savaş da barış da geçebilir. Muhafız çok büyük ve olumlu neticelere yol açabileceği gibi kötü ihtimallere de maruz kalabilir. Boğazların muhafızı ve kendi geleceğinin de muhafızı olarak Türkiye Avrupayı geleceği olarak seçmiştir.
* TÜRK ORDUSUNA HAYRANIZ: Türkiyenin Avrupanın Bosna gibi bir dizi faaliyete destek vermesi çok önemlidir. Ayrıca Türk Ordusunun gösterdiği profesyonelliğe de hayranlık duyuyoruz.
* KÖKTENDİNCİLİĞE KARŞI ÖRNEK: Müslüman dünyayla diyalog adına Türkiye çok büyük rol oynamaktadır. Laik ve demokratik bir ülke olduğunu göstererek Avrupaya entegre olmuştur. Müslüman bir ülke olarak nitelikleriyle köktendinciliğe karşı güçlü bir alternatiftir. Soğuk savaşın sona ermesiyle ülkeniz tam merkezde yer alan oyuncu konumuna geldi.
* MİLLİYETÇİLİK VE AB ÇELİŞMEZ: Milliyetçi duygular, bir ülkeye ve millete ait olmakla barış demokrasi ve özgürlük sürecine ait olmak, ABnin bir parçası olmak birbiriyle uyumludur çelişmez.
* YOL KISA DEĞİL: Bütün ülkeler için geçerli olan şudur; adaylığa giden bir kısa yol yoktur. Komisyonun görevi aday ülkelere reformları yaparken hazırlıklarında destek vermektir. Bu iç meselelere müdahale değildir.
* SİVİL-ASKER İLİŞKİLERİ: Türkiye çok etkili değişiklikleri gerçekleştirmiştir. İfade özgürlüğü, sivil asker ilişkilerinde daha fazla demokratik prensipler vurgulanmalı, bu konularda adımlar atılmalı. Bunlar bizim için anahtar önem taşımaktadır.
* TARAF DEĞİLİZ: Türk toplumu içerisindeki laikliğe dair tartışmaların öneminin farkındayım. Farklı dönemlerde, başka ülkeler de bu tartışmaları yaşadılar. Hepsi kendine uygun çözümleri buldular. Ümit ediyorum Türkiye de aynı şeyi yapacaktır. Bu konuda ABnin taraf olmasını bir standart empoze etmesini beklemeyiniz.
* TÜRBAN KADINLARIN KARARI: Türbanla ilgili ABnin bir standardı yoktur. Bu her kişinin, her kadının kendi inancına göre alması gereken karardır.
AVRUPAYI BÖLEN SON DUVAR
* KÜRT MENŞEİLİ VATANDAŞLAR: Türkiye ile terör konusunda yan yana duruyoruz. PKK bir terör örgütüdür ve listede yer almaktadır. Bunda bir yanlış anlama yoktur. Güneydoğudaki problemlerin çözümünün kapsamlı bir strateji çevresinde aşılacağını düşünüyoruz. Kürt menşeili vatandaşların siyasi ve kültürel hakları sağlanarak sorun halledilebilir.
* KIBRISTA TARİHİ FIRSAT: Kıbrısta tarihi bir fırsat yakalanmıştır. Lefkoşadaki duvar Avrupayı bölen son duvardır. Türkiyenin de bu anlamda tam olarak kapsamlı bir çözüme ulaşma konusunda BM şemsiyesi altındaki çözümlere destek vereceğine inancım tamdır. Türkiye için Ankara Anlaşmasından doğan sorumluluklar ve ek protokol önemlidir.
* TÜRKİYE İSTİSNA DEĞİL: Geçmişteki genişleme süreçlerine bakılırsa İngiltere iki kez reddedildi. Portekizin girmesi tartışıldı. Türkiyenin de bir istisna olduğunu düşünmemek lazım. Tartışmalar üyeliğe kadar sürecektir. Türkiyenin bundan korkmaması gerekir. Türkiyenin her şeyiyle reformlara yönelmesi gerekmektedir.
www.sabah.com.tr
Toplam görüntülenme : 54
Arkadaşıma Gönder >>