Buradasınız : Ana Sayfa » Edebiyat
Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar.İlk önceleri arkadaşlık olarak devam eder bu durum.
Tabiki zaman lazımdır birbirlerini tanımaları için.
Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki mutluluktan içi içine...
O, omuzumda oturuyor benim,
Kimseye görünmeden:
Yabancı göze görünmez
Onu yalnız ben görebilirim.
Şakaklarımı okşuyor tatlılıkla
Ve sıcaklığıyla ellerinin
Hafifletiyor ağırlığını
Dayanılmaz acıların:
Istırapla mıhlandığımda,
Kederle...
Baglanyacaksın bir şeye, öyle körü körüne,
O olmazsa yaşayamam. “demeyeceksin”.
demeyeceksin işte, yaşarsın çünkü
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki
çok sevmeyeceksin mesela
o daha az severse kırılırsın
ve zaten genellikle...
oysa herkes öldürür sevdiğini
kulak verin bu dediklerime
kimi bir bakışıyla yapar bunu
kimi dalkavukça sözlerle
korkaklar öpücük ile öldürür,
yürekliler kılıç darbeleriyle…
kimi gençken öldürür sevdiğini,
kimi yaşlı iken.
şehvetli...
UNUTMAKTIR ACI VEREN İNSANA
ne kadar zaman geçsede ben seni unutamam
sevginin olmadıgı bir dünyada yaşayamam
senin gözlerinden yaş akarken ben mutlu olamam
benim yaşadıgım acıları sana yaşatamam
ben seni düşünürken sen düşünürmüsün...
çünkü öldüren birşeydir aşk
bir sürü cansız varlık bırakır gerisinde
herkes kaybeder onun hazim savaş meydanında
duvara yazılan vuslatlar demirden kelepçelerdir zındanlarında
hiç kimse HİÇ KİMSE kurtulamaz onun acımasız gözyaşı...